15 Aralık 2012 Cumartesi

                          Çubuklu Ne Yapacağını Bilir   

Yarın sadece 18 cesur yürek ve 1 Kocaman adam gitmeyecek o stada...
25 milyon kalp,25 milyon gönül,25 milyon ruh orda olacak
İki adım arkanda olamasak da koy elini çubuklunun sol tarafına işte ordayız.
Sadece biz mi?
Ayetullah Bey Fener! diye haykıracak yukardan ;
Nurizade Ziya Songülen en sıkıştığınız yerde güç olacak , gücünüze güç katacak...
Mehmetçik Basri bütün ikili mücadeleleri alacak.
Siz her şut attığınızda Zeki Rıza'nın sihirli ayakları da dokunacak o topa...
Sow ne zaman deplase olsa Emenike'nin hızıyla bir olacak
Hasan Ali daha çok bindirme yapacak ; Andre Santos onunla...
Kuyt yorulduğunda onun yerine Niang koşacak.
Bekir bak yanında Lugano o hiç maç bırakır mı parçalıya ?
O koca yürekli adam , Lefter Baba , zaten o yukardan her şeyi halledecek ;
Kahyası da gelse Özkahyası da gelse Koca Lefter'le baş edebilir mi ?
Hiiç merak etmeyin.
Eğer işler sıkışırsa sihirbaz yanınızda biter Hani nasıl çakmştı kafayı 88de...
Alex kaptanı hiç unutur muyuz...
Bir de Kocaman gururumuz var...
O zaten hep yanınızda...
Kah tebessüm eder ; kah düşünceli...
Daha iki yıl önce simsiyah olan şimdi ak düşmüş saçlarıyla...
Sonra ne mi olacak?
Aziz Başkan yine gözyaşlarını sarı-lacivert kravatına silecek.
Siz devletin stadının en ortasında Fener alayı yaparken ; Biz 25 milyon sokaklara dökülücez
Kapatın gözlerinizi...
Bakın Taksim Meydanı Sarı-Lacivert insan seli...
Caddeyi söylememe gerek var mı?
Boğanın etrafı tıklım tıklım , şen şakrak herkesin gözünün içi gülüyo...
Antalya Cumhuriyet Meydanı'ndan gelen sesi duyabiliyo musunuz ? Dilimde şarkıların gündüz gece...
Kızılay Meydanı'nı da dinleyin derinden. Her zaman,her yerde....
Mersin Fenerbahçe Meydanı buram buram aşk kokuyor...Napardım bilmeeeem...
İzmir Gündoğdu Meydanı nasıl kalabalık...Karşılıklı Fenerbahçem Benimm....
....
Velhasıl güzel abilerim , güzel kardeşlerim biz hazırız.
Siz de sakın ha hazır olmadığınızı düşünmeyin.
Zira bu maçı siz oynamayacaksınız...
Bu maçı Çubuklu oynayacak...
Çubuklu ne yapacağını bilir.

                       
                                                                                                   H.Oğuzhan Sayın
                                                                                                      15.12.2012
                                                                                                        cumartesi

20 Eylül 2012 Perşembe

                                         GÜN GEÇTİKÇE KOCAMAN FENER
Aslında bu blogda futbol analizi yazmicaktım burası benim aşklarımı hayata bakışımı eğilimlerimi sevgimi üzüntümü sevincimi anlatan bir blog hesabı olmalıydı.Ancak bugünkü olaydan sonra bu yazıyı yazma mecburiyetinde hissettim kendimi.
Evet Fenerbahçe-Marsilya maçından bahsediyorum.
Biraz rakibimiz tanıyalım isterseniz.
Marsilya büyük ve zengin bir liman kenti
Müthiş bir statları ve o stadı dolduran Fransa Ligue 1 in en iyilerinden taraftarlara sahipler.
Bu sezon ligde oynadıkları 5 maçın hepsini zorlanmadan kazandılar.
Evet Fransa Ligue 1 de namağlup liderler.
Çok koşan basan mücadeleci bir takım ve oyuncu kalitesi de epey yüksek seviyede.
İşte Kadıköy'de Fenerbahçe'nin oynadığı takım bu.
Fenerbahçe 70 dakika rakibine adeta kan kusturuyor.Soldan , sağdan ortadan...Akın akın geliyor..
Fenerbahçe'li futbolcular sahada basmadık yer bırakmıyor.
Bu 70 dakikanın sahibi kim?
Teknik Direktör ve Sportif Sorumlu  Sayın Aykut Kocaman.
Stoch yerine Caner gibi hem dinamik;hemde hem defansı iyi hem de ikinci bölgeyi paralel olarak kontrol edebilen bir oyuncuyla başlama dahiliğini gösteren kim?
Aykut Kocaman.
Maçta oyun olarak geriye düştüğümüz ve baskı yediğimiz anlarda Alex ile Mehmet Topuz u yer değiştirerek Mehmet Topuz'un diriliğini gücünü ve önde basma özelliğini kullanan kim?
Aykut Kocaman.
Ve son 20 dakikaya Caner ve Alex'in golleriyle 2-0 önde giren de Aykut Kocaman'ın Fenerbahçe'si.
70.dakikadan sonra oluşan oyuncularımızdaki inanılmaz konsantrasyon kaybı, Volkan'ın her topu ileri vurmak istemesi , ayağa pas yapılamaması neticesinde yenen biri son saniye olmak üzere 2 gol...
Aykut Kocaman daha ne yapmalı?
Türkiye'de böyle koşan başka bir takım daha var mı?
Hocanın hatası 34 yaşındaki Alex'i 70 de oyundan çıkarıp taraftara alkışlatmak mı ?
Maç boyunca rakip defansın arasında kaybolan Sow'un yerine rakibin açılacağını da düşünerek Bienvenü'yü almak mı?Yoksa skor 2-1 olunca Caner'in yorulduğunu da düşünerek Stoch'u oyuna alarak topu 3. bölgeye taşıyıp onun yaratıcılığını kullanmak istemek mi?
Ya Fenerbahçe taraftarına ne demeli?
Maçın bitmesine yarım saat varken maçı bırakıp laylaylom yapmak da neyin nesi?
Hakem üstünde kurulan baskı, ıslıklar devam etse pozisyon dahi vermezdik.
Takım da irkilir kendine gelirdi
Bu maçta suçlu birisi varsa bunlar laubaliliğinden dolayı oyuncular ve aynı şekilde laubaliliğinden dolayı taraftardır.
Aykut Kocaman'sa bir efsane yaratmaya devam etmektedir.
Sezon başı oynanan Vaslui maçı ile bu maçın arasındaki gece ile gündüz gibi farkı hepimiz görebiliyoruz.
Gün geçtikçe daha az pas hatası yapan hücuma daha hızlı çıkan bundan daha da çok koşan Fenerbahçe'nin futboluna herkes tanıklık edecektir.
Şimdi Aykut Hoca'ya sallayanlar kupa törenlerinde hangi yüzle ''Sen bizim Kocaman gururumuzsun!'' diye bağıracaklar ?
Asıl merak edilmesi gereken budur.





                                                                                                    Hidayet Oğuzhan Sayın
                                                                                                          20.09.2012

6 Eylül 2012 Perşembe

                                                        ARADA KALMIŞLIK
İstediğimiz şeylerden vazgeçmemiz çok zor...
Ama ne onurlu bir davranıs değil mi?
Düşünsenize...
İstiyorsunuz
Her şeyden çok
Annenin çocuğuna olan sevgisi kadar çok
Ve insanın oksijene olan ihtiyacı kadar muhtaç hissediyosunuz
Ama farkındasınız işte
Olmaz...
Olmamalı...
Ve olmayacak
Yine de denemek istiyosunuz belki son bir şans son bir umut...
Niye?
Çünkü bugüne kadar izlediğimiz tüm filmlerde,okuduğumuz tüm kitaplarda hep böyle olmustur...
Son saniye basketi,son dakika golü,son anda alevlerin içinden çıkma,uçağın kalkmasına saniyeler kala havaalanındaki öpücük...
Ama hayat bu kadar toz pembe değil...
Ve tüm duygular sonunda varacağı yere varmıyor.
İşte burda beynimiz devreye giriyo
Girmeli...
Aptalca duygular mı yoksa mantıklı doğrular mı sorusunun cevabı ''mantıklı doğrular'' olmalı bence...
Evet çok can yakıcı
Evet aylarca ağlanılacak kadar ağır bile olabilir
Ama doğru olan bu.
Kabullenmek istemesek hatta bunu kendimize bile itiraf etmeye çekinsek de...
Hepimiz en az bir kez burnumuzun dikine gidip yanlış olduğunu bildiğimiz halde duygularımızın sesini dinlemişizdir.
Sonuçta mutlu olan var mı?
Ben öyle birisini tanımıyorum
Her seferinde geri dönüşü olmayan hatalar,ben nerde hata yaptımlar,derin yaralar,göz yaşları...
Yani her ne kadar duygularımız bize dünyayı yaşanır kılan nimetler olsa da onların arkasından burnunun dikine gitmek de dünyayı cehennem ediyo...
O yüzden de alacağımız her kararı yapacağımız her hareketi hatta kuracağımız her hayali dahi mantık süzgecinden geçirip düşünmemiz gerekiyo...
Hisler,duygular mı?
Evet onlar çok önemli...
Ama eğer aptalcaysa canı cehenneme...

                                                                                              Hidayet Oğuzhan Sayın
                                                                                                     07.09.2012
                                                                                                         Cuma

4 Haziran 2012 Pazartesi

                                                                       KÜRTAJ
Bu kürtaj mevzuu konuşulduğunda hep gülüyorum.Ortalık birden nasıl karıştı de mi?Bekir Bozdağ tecavüz ederlerse devlet bakar dedi.Diyanet Başkanı caiz değil dedi.Melih Gökçek bilmem ne dedi....
Biz de itiraz ediyoruz.Kızıyoruz.Anlatıyoruz iyice herkese...
-Bakın efendim kürtajın zaten yasal bi sınırı vardır.10 haftadan büyük cenine kürtaj uygulanmaz.
-Gayrimeşru bir bebeğin doğması doğmamasından daha hayırlıdır.
-10 haftadan küçük bir cenin metabolizma sayılmaz zaten toplam 500 hücresi vardır.
Kürtaj yasaklanırsa insanlar bunu yaptırmak için 'merdiven altı doktorları'na giderler.Bir sürü insan mikrop kapar.
Falan filan...
Ne kadar salağız lan.Evet evet çok salağız.Hatta geri zekalıyız.Hani biz bunları yapıyo diye Tayyip'e kızıyoruz ya aslında o da ne kadar zeki...Ülke bir buçuk haftadır başka bi şey yokmuş gibi bunu konuşuyo...
Yeminle adam çok zeki.gündem değiştirmesini nasıl biliyo...

                                                                            ***

-Bu ülkenin Genel kurmay başkanı ve onlarca paşa hala somut delil yokken içerde tutuluyo.
-Bu ülkede kavga ayırmaya giden bi çocuk polisin sıktığı biber gazından ölüyo sonra ailesi haklı olarak emniyeti protesto ederken onlara da biber gazı sıkılıyo.
-Bu ülkede Cihan Kırmızıgül diye genç bi çocuk poşu taktı diye terörist sıfatına giriyo.Gerçek teröristler halayla davulla zurnayla indiriliyo...Düşünebiliyo musunuz ''Yaz kızım sanığın poşu takmış olması sebebiyle 11 yıl 3 ay hapsine...''
-Bu ülkede hala özel yetkili mahkeme diye bişey var istediğini istediği şekilde yargılıyo adam..
*Dünya'nın hangi büyük ülkesinde Özel Yetkili Mahkeme var?
*Son 1 yıldır Özel Yetkili Mahkeme'lerden beraat kararı çıktı mı?
...

Bu ve bunun gibi daha binlerce sorun varken televizyonlarda gazetelerde tartışma programlarında günlerdir kürtaj konuşuluyo...Bunu konuşanlar da güya aydınlar(!)
Kusura bakmayın ama AKP'ye ne cemaat ne kendi bakanlar milletvekilleri yardım ediyo...
Bunlara en büyük yardımı muhalefet ve muhalefetin gömleğini giymiş sözde aydınlar yapıyo...
Evet...Hükümetiyle aydınıyla halkıyla hepimiz koyunuz...
Bizi de böyle daha çook  güderler..
Sayın(!) Başbakanım bi kaval çal da prezervatif yasaklandı desene... Bak herkes gelir oraya...

31 Mayıs 2012 Perşembe

SEN BANA EL OLDUN  ÇOKTAN.

SEN BANA EL OLDUN  ÇOKTAN.
SEN BANA EL OLDUN  ÇOKTAN.
SEN BANA EL OLDUN  ÇOKTAN.
SEN BANA EL OLDUN  ÇOKTAN.
SEN BANA EL OLDUN  ÇOKTAN.

SEN BANA EL OLDUN  ÇOKTAN.

SEN BANA EL OLDUN  ÇOKTAN.
SEN BANA EL OLDUN  ÇOKTAN.
SEN BANA EL OLDUN  ÇOKTAN.
SEN BANA EL OLDUN  ÇOKTAN.
SEN BANA EL OLDUN  ÇOKTAN.
SEN BANA EL OLDUN  ÇOKTAN.
SEN BANA EL OLDUN  ÇOKTAN.
SEN BANA EL OLDUN  ÇOKTAN.
SEN BANA EL OLDUN  ÇOKTAN.
SEN BANA EL OLDUN  ÇOKTAN.
SEN BANA EL OLDUN  ÇOKTAN.
SEN BANA EL OLDUN  ÇOKTAN.
SEN BANA EL OLDUN  ÇOKTAN.
SEN BANA EL OLDUN  ÇOKTAN.
SEN BANA EL OLDUN  ÇOKTAN.
SEN BANA EL OLDUN  ÇOKTAN.
SEN BANA EL OLDUN  ÇOKTAN.
SEN BANA EL OLDUN  ÇOKTAN.
SEN BANA EL OLDUN  ÇOKTAN.
SEN BANA EL OLDUN  ÇOKTAN.
SEN BANA EL OLDUN  ÇOKTAN.
SEN BANA EL OLDUN  ÇOKTAN.
SEN BANA EL OLDUN  ÇOKTAN.
SEN BANA EL OLDUN  ÇOKTAN.
                                                               31.05.2012
                                                                Perşembe

16 Nisan 2012 Pazartesi

Çok Komik Hareketler Bunlar
Bu ülke gerçekten komik olma yolunda hızla  ilerliyor.En son olay da Emre-Zokora arasındaki ırkçılık mevzu...

İddialara göre Zokora Emre'ye maç sırasında ana avrat küfretmiş.Müzmin suçlu Emre de Zokora'ya ''pis zenci'' demiş.(ki Emre bunu redddiyor.)Sonra sahanın içinde sarılıp barışmışlar konu kapanmış.Ancak ne işse tüm Türkiye şu an bunu konuşuyor.
Faşizanlığın böyle kol gezdiği bir ülkede Emre'nin zenci demesi mi kaldı bir tek Allah aşkına ? (ki dediyse)
*Bu ülkenin başbakanı değil mi CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na Alevi diyen?
*Bu ülkede insanlar göz göre göre yakılmadı mı?Sonra da dava zaman aşımından düşmedi mi?
*Van'da deprem olunca kendini batılı addedenler tarafından atılmadı mı ''iyi olmuş ohh!'',''Allah'larından bulsunlar!'' nidaları ?
*Ya her şeyi geçtim bu ülkede siyah kakaolu bi bisküvi'nin adı ''Negro''yani zenci değil mi?
Bunları yapanlar , söyleyenler , dinleyenler , destek verenler şimdi Emre'ye küfrediyo...

Ayrıca Türk insanının mahremleri vardır.Bu ülkede yaşıyorsan kimsenin anasına avradına küfür etmeyeceksin arkadaş.Bu ülkede kimse siyah beyaz ırk ayrımı bilmez.Hatta siyahlar sempatik gelir hep.Ama birisinin anasına avradına namusuna küfredersen o adamı tutamazsın gayrı.O da sana zenci der.Ki tekrar söylüyorum çocuk dememiş zaten.Kamera görüntülerinde yok.Kendisi de defalarca kez yeminler ediyor...

Her gün gelip karşıma defalarca kez ben ırkçıyım diyen bazı tırnak içinde üstün zekalı arkadaşlar ise 'Emre ırkçılık yaptı şerefsiz haysiyetsiz tü kaka' diyor..
O zaman ben de soruyorum...
Neyse yüreğim el vermiyor....

Hidayet Oğuzhan Sayın                                                                                                 16.04.2012
             oggy**                                                                                                              Pazartesi


10 Nisan 2012 Salı

Yazı yazmak...
Arkadaşlarım bloga niye az yazıyorsun diyolar.
Benden sık sık yazmamı bekliyorlar...
Ama yazı yazmak öyle kolay bişey değil ki...
Bence mastürbasyon yapmak gibidir yazmak...
Her gün mastürbasyon yapılır mı?
Yapılmaz.
Hem biraz üretilmesi lazım, biraz dolması lazım
Hem de her gün yaparsan ne özelliği kalır ki?
Ne zevk alırsın ki ondan?
Belli bi süre sonra tiksinip sonsuza dek yapmamak üzere yemin bile edebilirsin belki...

                                                     ***

Yazı yazmak da öyle işte...
Her gün yazacak bişey bulamazsın.
Duyguların birikmesi , ruhun dolması lazım...
Hem de her gün yazarsan edebiyat gibi bi zevkin yerini memuriyet tadında bi zorunluluk hissi almış gibi olur..
''Çok uykum var ama yazımı yazmalıyım.'' diye yazılmaz bence...
Ya da  ''Hiç yazasım yok ama mecbur bişeyler karalayacaz artık.'' diye kağıdın başına geçilmez...
Geçilse bile o yazıdan ne tat alır ki okuyan?
Yazan almadıktan sonra...


Hidayet Oğuzhan Sayın                                                                                                      10.04.2012
            oggy**                                                                                                                        Salı

''Anladım ki sevdiğine değil;seni sevene değer vereceksin...
                                                                  '' J Cristophe
Niye böyleyim ki?
Niye birisini bi anda kalbimin orta yerine koyup dört odası da senin olsun diyebiliyorum sonra da her şey istediğim gibi gitmeyince arkasından küfürler savurabiliyorum?
Ben birini çok sevdiğimde onun da beni aynı şekilde seveceğini sanıyorum galiba...
Ona ne kadar değer verirsem onun da bana aynı şekilde karşılık vermesini bekliyorum.
Onun da benimle zaman geçirmek isteyeceğini düşünüyorum.Ben her güldüğümde onun da mutlu olmasını,onun da gülmesini bekliyorum... İki haftada her şeyi paylaşmış olmayı istiyorum.
Onsuz yapamam o da bensiz yapamaz diye düşünüyorum.
En iyi dostum diyorum eskileri bi çırpıda silerek...
Sonra bakıyorum ki o benimle ilgilenmiyo kendi kendime triplere giriyorum.Kızıyorum.Ters davranıyorum.
O da neden böyle yapıyo acaba diye düşünüyo...
Çünkü görünürde bişey yok ki...
Biliyorum aslında beni seviyo... Ama yeteri kadar
Ben sadece herkesin benim gibi olduğunu sanıyorum.Düşüncelerimi okumasını bekliyorum...
Ama napiyim hep benimle ilgilense böyle olmicak ki! :)
En garibi de şu sanırım...
Bütün bunların farkındayım... Herkesin gündüzünü gecesini beni düşünerek geçiremeyeceğini biliyorum..
Onun da benim verdiğim kadar değer vermek zorunda olmadığını biliyorum...
Ama hala bu salakça kuruntuya devam ediyorum...
Değişir miyim?
Hiç sanmıyorum...

Hidayet Oğuzhan Sayın                                                                                               10.04.2012
           oggy**                                                                                                                  Salı
                     

2 Nisan 2012 Pazartesi

                                                      Seviyorum Seni....
Fenerbahçeli olmak;
Çubukluyu görünce gözlerinin dolmasıdır...
Bir semte aşık olmaktır...
Koskoca İstanbul'u Kadıköy'den ibaret görmektir...
Deliler gibi sevmektir...
'Senin amacın ne?' nidalarına,gülüşmelere rağmen tek aşk Fenerbahçe diyebilmektir...

Fenerbahçeli olmak;
Mabede ilk gittiğinde hüngür hüngür ağlamaktır...
Evin 100 metre ilersindeki fırıncı Trabzonlu diye marketten bayat ekmek yemektir...
Yoldan geçen çocuğun üstünde Fenerbahçe formasını görünce alnından öpüp harçlık vermektir...

Fenerbahçeli olmak;
Hüzünlü gecelerde çubukluya sarılarak uyumaktır...
Onunla dertleşmektir...
Göz yaşlarını çubukluya silmektir...

Fenerbahçeli olmak;
Bir erkeğin erkeğe aşık olmasıdır...
Aşk şarkılarını dinlerken başkanını düşünebilmektir...
Her gün babasına onu Fenerbahçeli yetiştirdiği için şükretmektir...

Fenerbahçeli olmak;
Antalya'dan İstanbul'a maça kaçmaktır...
Yeryüzündeki tek taraflı en büyük aşktır o...

Fenerbahçeli olmak;
İnatçı olmaktır...
Dimdik durmaktır...
Mahalle maçında 'Siz hepiniz ben tek' diyen çocuk olmaktır...

Fenerbahçeli olmak zor zanaattır...

Fenerbahçe büyüklüğü;ne kupa büyüklüğü,ne şampiyonluk büyüklüğüdür...''O''nun büyüklüğü başka bir büyüklüktür işte...
Adı konamaz...


Hidayet Oğuzhan Sayın                                                                                               02.04.2012
      oggy**                                                                                                                   Pazartesi


                                                                                                               

1 Nisan 2012 Pazar

                                                          YEDİN BENİ YGS      
                                                (Erdal Demirkıran'a sevgilerimle...)
Yazdan beri çalışıyorum.Aslında çalıştığım da  tam olarak söylenmez belki ama en azından bu sınavı bekliyorum...Çevrem,ailem herkes gözümün içine bakıyo..Bi dediğim iki olmuyo..
Hep sevdiğim yemekler yapılıyo,sofralarda bi kuş sütü eksik oluyo.Herkes bana dua ediyo benim için hatim bile indirdiler lan.Son bi haftamın böyle geçmesi benim çok hoşuma gitti tabii.Taa ki sınav günü gelene kadar..
Sabah kendim uyandım.Aslında uyuyabildiğim de pek söylenemez.Yoo öyle sınav heyecanından falan uyuyamadığımı sanma.Yatakta bi sağa bi sola dönüp hayaller kurdum sadece...
Gitsem şu ''A''sına ''Q''duğumun şehrine...
Ne güzel olucak...
Bu hayallerin en eğlenceli kısmı da mabed bölümü part 1 :)
Belki 5 milyon kez hayal etmişimdir en ince ayrıntısına kadar..
Türk Telekom Tribünü Okul Açık F blok..Önümde bi kız atksıını düşürüyo ben de centilmen bi erkek olarak alıp veriyorum tabii :) alırken atkının üstündeki yazı dikkatimi çekiyo ''İstanbul Üniversitesi Fenerbahçeliler Derneği''
Aaa aynı üniversitedeymişiz
Hangi bölümdesin?
Kaçıncı sınıfsın?
Yurtta mı kalıyosun?
Nerelisin?
Haha ayy evet bende çok seviyorum onu :)
Aynen canım yaa
Bende ya ne tesadüf dimi...
Benim bi totemim var.Maçtan sonra yanımda kim olursa ona hep kahve ısmarlarım.
Tamam gel şurda içelim.
Tamam o zaman yarın görüşürüz telefon numaranı aldım ya nasıl olsa ararım ben seni yarın...
Böyle güzel hayallerden sonra umutlu bir '1 Nisan' sabahına uynamıştım.
Heyecanlı mıydım ?  Hiç değildim.
Sıradan bi kahvaltının ardından yola çıktık..Arabaya bindik.Artık geri dönüşü olmayan bi yola girmiştim.
Arabada giderken bi dakka yaa dedim.'Ben sınava gidiyorummm'
Bu farkedişin ardından zaman benim için iki kat hızlı akmaya başladı.
Ne kadar çabuk geldik anlamıyorum..Ayrıca bu karnımdaki ne? Bi hoplaşma bi oynaşma...
Ayy çişim de geldi..Bu genelde derbilerden önce olan fizyolojik bi durumdu..Ama şimdi bunun olması hiç normal değil.
Heyecanlanıyo muyum lan ben?
Yok canım hiç de bile.Ben mi peh...
Orada biricik dostum Mücahit'i gördüm.Ailemle vedalaşıp kapıya doğru kol kola hareketlendik.Bi dakka yaa sanki yukardan bişey baskı yapıyo.Sanki omuzlarımda tonlarca yük var.Atmosfer basıncı bu kadar güçlü müydü yaa...
Kapıdan geçince yutkundum.Mücahit'e baktım.Artık onunla da ayrılma vakti gelmişti.Yüzüne bakıp sadece 'Allah yardımcın olsun.' diyebildim.
Merdivenlerden sınıfıma çıkarken nirvanaya ulaştığımı hissediyordum sanki...
Allah'ım ben nerdeyim?
Burası neresei?
Niye burdayım?...
Sınav salonumu bulmam zor olmadı.1. sınıfta oturduğuma benzer bi sıraya oturdum.Göz ucuyla da 'sınıfta güzel kız var mı lan acaba?' diye süzmekten de geri durmadım.Olm Oğuzhan az değilsin lan sen..
Kitapçıklar ve kalemler dağıtıldı..
Derken saat 10.00
Şekerimi ağzıma atıp okunmuş suyumu içtikten sonra kendinden emin bi tavırla sınava başladım.
1,2,3,4,5,6,7,8....
Bize rehber öğretmenimiz 'Zor sorular başa denkgelebilir heyecan yapmayın,illa ki kolay sorular çıkacaktır.'demişti.
Yapıyorum yapıyorum ulan bu soruların hepsi zor!
20. soruya geldiğimde kırk dakika geçmişti.30.soruda elli beş dakika...Ve ben Türkçe'yi toplam yetmiş dakikada bitirdim.
Hemen panikle sosyale geçtim onu da bitirdiğimde matematiğe 1 saatim kalmıştı..
Matematiğe başladım.. 20. soruda kafamı kaldırdığımda 10 dakika vardı..
Gözümün önüne yatarken kurduğum hayaller geldi..
Mabed...Üniversite...O kız...
Oysa daha çıkmaya başlamamıştık bile...
Şimdi o hayal benim için sadece hayal olarak kalacaktı.Birkaç tane de fen sorusu işaretledikten sonra sınavın bitmesini bekledim.Bitince de direk çıktım.
Olmadı dedim kendi kendime...
Hayallerimin,umutlarımın,geleceğimin göz göre göre ellerimin arasından kaymasına engel olamamıştım...
Sesli seli 'Yedin beni YGS' dedim kendi kendime.
Sonra okulun önündeki Atatürk büstünü gördüm...
Beni mabedimden,başkanımdan,hayallerimden,daha adını bile bilmediğim ama her gece uyumadan önce düşündüğüm sevgilimden iki kıçıkırık soru mu ayıracak?
Ben ki dört bir yanı düşmanla çevriliyken yılmamış M.Kemal'in evladıyım.Şimdi pes etmek olur mu?
Bekle beni mabedim.Bekle beni büyük başkanım.Bekle beni isimsiz aşkım.
Geliyorum.
Sana da bi çift sözüm var YGS...
Unutma maç 90 dakika.
Seneye görüşürüz !



Hidayet Oğuzhan Sayın                                                                                       01.04.2012
          oggy**                                                                                                         Pazar                                                                                                                 
                             

30 Mart 2012 Cuma

UNUTMA!
İşte bunlar 3 Temmuz sonrası bazı gazetelerin manşetleri..Olaya biraz daha geriden bakınca her şeyin çok komik olduğunu göreceksin.Unutma zafer inananlarındır.
-Savcı 90'dan çaktı.(taraf gazetesi. Not:TARAF'ı Fenerbahçe olmayan berTARAF olur.)
-Havada bank asya kokusu var.
-Emniyet 19 maçta şike olduğunu delilleriyle ortaya koydu.(Şu anda 13 deniyor.)
-Fener dağılıyor.
-THE END.(Fotomaç.)
-Şike parasını poşette taşımışlar.
-Emenike'nin para sayma görüntüleri var.(Komedinin zirvesi)
-Şike kamerada.
-Şike parasının yolculuğu belirlendi.
-Savcı:Maçların sonuçlarını dahi biliyorduk.Gülerek izledik(İddaa da oynadılar mı acaba?)
-Sivas kalecisinin kız kardeşine araba almışlar.(İşte en sevdiğim yer..Aslında kız kardeşi yokmuş.Çocuk 8 ay boşu boşuna yatmış.)
-Şikecilere meydan dayağı.
-Fener'in amatör branşları dağılıyor.(Cemaat Stayla Türk Polisi)
-Aziz Yıldırım'ın kasasındaki silahlar.(Aslında o silahlar Sedat Peker'inmiş.Ayy videolar karışmış hata işte)
-Fener bank asyaya diğer takımlara hafif cezalar.(Çünkü onlar kupayı iade etmişlerdi dimi)
-Şikeyi itiraf ettiler.(Kim?Nerde?Ne zaman? Bi dakka abi ya bizim niye haberimiz yok?)
-Bağdat caddesinde yaklaşık 2000 Fenerli yürüdü.(İşte en çok buna gülüyorum :) 100 bin kişi vardı lan orda :))
-Fener'i kurtarmak için yasa değişiyor.(Zaten o Yüzden şimdi hepsi dışarda Fenerbahçe içerde)
-Kişiye özel yasa.(Evet kişiye özel.Aziz Yıldırım yatsın diye)
-İddianamede şok geçireceksiniz.(Evet başkan bize bunu söylemişti zaten.Çok güleceksiniz demişti.Hakkaten komik.)
-Fener - 25'i kabul etti(Lefter'in çubuklusu pazarlık konusu olmaz ''nokta'')
-Şike basketbola sıçradı.(Hee evet Cemal Nalga demi?)
-Kupa Trabzona verilecek.(Sapını verebiliriz çok istiyolarsa)
-Yıldırım istifa ese Fener Şampiyonlar Ligine giderdi.(MAA'nın en büyük gaflarından biri)
-Fener'i amatöre düşürecekler.(Valla isterseniz 1907'ye kadar düşürün Fenerbahçe küllerinden doğar.1916'ta işgal kuvvetleri komutanı General Harrington düşüremedi siz mi düşürceniz lan pezevenkler.)
-Deliller çok ciddi.(Hangi delil?Para sayma görüntüsü mü?Korcanın kız kardeşinin arabası mı yoksa?Ayy yoksa Yadigar Boğa mı?)
-Mosturoğlu itirafçı oldu.(Evet itiraf ediyorum Cimboma koyduk beşiktaşa koyduk şike şike şampiyon olduk.)
-Cornu ifadesini geri çekti.(Nere çekiyo la boyacı küpü mü bu al-çek al-çek.)
-İşte şike fotoğrafları.(Ya bi siktir git yaa.)
-10 Milyon çantada.(Valla genişliği 2 buçuk santim olan saat çantaya götünü yırtsan o parayı sığdıramazsın )
                                                                                                                                  
                                                                                                                                 31 Mart 2012 
                                                                                                                                     Cumartesi   
                                                                                                                                      00:32

Hidayet Oğuzhan Sayın
         oggy**

23 Mart 2012 Cuma

YILDIRIMLAR ÇAKSIN,ÇAĞLAYAN OLALIM!
Duyguların en yoğun olduğu bu anda Çağlayan olma vakti şimdi...Daha güçlü,umutlu bir gelecek için Çağlayan olma vakti...Zeki Rıza için, Mehmetçik Basri için, Lefter için Çağlayan olma vakti...
Sarının yanında Lacivert,Lacivertin yanında Sarı olma vakti...Şimdi çubuklu olma olma vakti!
3 Temmuz sıcağıyla hala yansa da gönlümüz;ruhumuzdaki yenilmez,yorulmaz,bitmez ışıkla direniyoruz...105 yıl önce Ayetullah Beyi'in umudu nasıl ise,yüreğindeki ışık nasıl ise 25 milyon bunu hissediyor,duyuyor ve yaşıyor şimdi...
Çünkü bizler 'Ya İstklal Ya ölüm!' parolasıyla yola çıkan Mustafa Kemal'in askerleriyiz.O'nun evlatlarıyız...
Şimdiyse örgüt üyeleriyiz.... Aziz Yıldırım örgütünün üyeleri...Hem de o kadar çoğuz ki...
 25 Milyon kadar...
Sokağın tavanı kadar...
Soruyorum;
-Düzce'de Topuk, Yaylası yolunda defter yaprağını Sarı Lacivert'e boyayıp bayrak yapan 6 yaşındaki çocuk unutur mu?
-Sadece maraton Fenerium'a bir günde 1 milyon TL kazandıran 'deli'ler unutur mu?
-Başkan için caddede toplanıp köprüye yürüyen 100 bin kişi unutur mu?
-Son dakikadaki frikikte totem yapıp ''Gol olursa salatamı koltuğa dökücem'' diyip sonra gol olunca döken 'Çubuklu Yürek' unutur mu?
-Saat 19:00 olduğunda kuş gibi 19:07'yi bekleyen  deli unutur mu?
-Unutur sandılar,kolay olur sandılarama unutmadık!Unutmayacağız...Bu yapılanların teker teker hesabını soracağız.
Yavaş yavaş oyun bozuluyor..Ne demişti Başkan:'Güzel Günler Göreceğiz...Güneşli Günler..'Bizim de sana sözümüzdür başkanım.''Ne senden vazgeçeriz ne de senin eserinden.''Sana söz yine baharlar gelecek.Çünkü ''Sen 'WAR'san biz de 'WAR'ız!''
Kupa törenin de yaptığın konuşmada demiştin ya 'Zafer İnananlarındır..' diye..
Biz İnanmıyoruz Başkanım.
Biz biliyoruz!
Her şeyi yaşıyoruz
Her şeyin farkındayız sonuna kadar yanındayız.
Tıpkı senin gibi,Aziz Yıldırım gibi bitiriyorum yazımı
''Darağacında olsam da,son sözüm Fenerbahçe!''

21.02.2012

Hidayet Oğuzhan Sayın
oggy**

19 Mart 2012 Pazartesi

KOCA ÇINAR
Bir kemiğin ardından saatlerce yol giden
İtler bile gülecek kimsesizliğimize..
Demiş ozan..Bizde öyle kötü günler geçirdik ki..Sert sonbahar rüzgarlarının salladığı ulu çınar gibiydik.Ama temelleri o kadar sağlamdı ki bu çınarın,bu çınar öylesine güçlüydü ki ne denli güçlü fırtınalar olursa olsun yıkılmadık.Yıkılmayacağız!
Çünkü bu çınarın kökleri 1907'ye dayanıyor.Çünkü bu çınarın binlerce dalı var,milyonlarca yaprağı var.Ve köklerinde ışık var,bir milletin uyanışı var.Alın teri ve göz yaşı var.
Bugün başkanın savunması bitti.Tüm Türkiye bi kez daha Fenerbahçe'nin haklılığını gördü.İddianamedeki her iddiayı teker teker çürüttü başkan.Bu oyunu anlattı.Bunu kimin yaptığını,Niye yaptığını anlattı.Savunmadaki cümle çok önemliydi:
-Fenerbahçe Mustafa Kemal'in takımıdırve Atatürkçüdür.Sonsuza dek de öyle kalacaktır.
-Kendini Türkiye Cumhuriyetinin üstünde gören bazı gruplar var.
Sizce bu her şeyi anlatmıyor mu?Bişeyleri işaret etmiyor mu...?
Ve bugün Sayın Aziz Yıldırım savunmasını sunarken mahkeme başkanı Ekinci'nin ''Çabuk olun yoksa duruşmayı 3 ay ileri atarım ifadesi...!
Bu ne kadar mesnetsiz bir ifadedir?Anayasamıza göre Türkiye Cumhuriyeti laik,sosyal,demokratik bir HUKUK devletidir.Bir hukuk devletinde mahkeme başkanının suçlu olup olmadığı dahi belli olmayan sanığı bu şekilde tehdit etmeye hakkı var mıdır?8 aydır adalet bekleyen bu insanların elbette ki konuşacak,söyleyecek çok şeyi vardır.Ancak bundan önce yapılan onlarca hukuksuz eylem gibi bunun da cezasız kalacağına eminiz..
Her ne olursa olsun Aziz Yıldırım tüm Türkiye'ye hukuk dersi vermiştir.Kendisine sadece inşaattan anlıyor diyenlere 'Ben inşaatten de anlarım,Futboldan da anlarım,Basketboldan da ,tenisten de anlarım.'dediği gibi hukuktan da anladığını göstermiştir.
Yarın Çağlayan'da karar ne olursa olsun Fenerbahçeliler mutludur.Çünkü 8 aylık direnişlerinin,mücadelelerinin boş olmadığını başkanları kanıtlamıştır.Bu büyük çınar dünya döndükçe var olmaya devam edecektir.
Yazımı da büyük bAŞKanın sözüyle noktalamak istiyorum...


FENERBAHÇE kocaman bir çınardır ve bu çınardan tek bir yaprak dahi koparılmasına izin verilmeyecektir...
                                                                                                                           Aziz YILDIRIM
23.02.2012
Perşembe                  
Hidayet Oğuzhan SAYIN
oggy**