Çok Komik Hareketler Bunlar
Bu ülke gerçekten komik olma yolunda hızla ilerliyor.En son olay da Emre-Zokora arasındaki ırkçılık mevzu...
İddialara göre Zokora Emre'ye maç sırasında ana avrat küfretmiş.Müzmin suçlu Emre de Zokora'ya ''pis zenci'' demiş.(ki Emre bunu redddiyor.)Sonra sahanın içinde sarılıp barışmışlar konu kapanmış.Ancak ne işse tüm Türkiye şu an bunu konuşuyor.
Faşizanlığın böyle kol gezdiği bir ülkede Emre'nin zenci demesi mi kaldı bir tek Allah aşkına ? (ki dediyse)
*Bu ülkenin başbakanı değil mi CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na Alevi diyen?
*Bu ülkede insanlar göz göre göre yakılmadı mı?Sonra da dava zaman aşımından düşmedi mi?
*Van'da deprem olunca kendini batılı addedenler tarafından atılmadı mı ''iyi olmuş ohh!'',''Allah'larından bulsunlar!'' nidaları ?
*Ya her şeyi geçtim bu ülkede siyah kakaolu bi bisküvi'nin adı ''Negro''yani zenci değil mi?
Bunları yapanlar , söyleyenler , dinleyenler , destek verenler şimdi Emre'ye küfrediyo...
Ayrıca Türk insanının mahremleri vardır.Bu ülkede yaşıyorsan kimsenin anasına avradına küfür etmeyeceksin arkadaş.Bu ülkede kimse siyah beyaz ırk ayrımı bilmez.Hatta siyahlar sempatik gelir hep.Ama birisinin anasına avradına namusuna küfredersen o adamı tutamazsın gayrı.O da sana zenci der.Ki tekrar söylüyorum çocuk dememiş zaten.Kamera görüntülerinde yok.Kendisi de defalarca kez yeminler ediyor...
Her gün gelip karşıma defalarca kez ben ırkçıyım diyen bazı tırnak içinde üstün zekalı arkadaşlar ise 'Emre ırkçılık yaptı şerefsiz haysiyetsiz tü kaka' diyor..
O zaman ben de soruyorum...
Neyse yüreğim el vermiyor....
Hidayet Oğuzhan Sayın 16.04.2012
oggy** Pazartesi
16 Nisan 2012 Pazartesi
10 Nisan 2012 Salı
Yazı yazmak...
Arkadaşlarım bloga niye az yazıyorsun diyolar.
Benden sık sık yazmamı bekliyorlar...
Ama yazı yazmak öyle kolay bişey değil ki...
Bence mastürbasyon yapmak gibidir yazmak...
Her gün mastürbasyon yapılır mı?
Yapılmaz.
Hem biraz üretilmesi lazım, biraz dolması lazım
Hem de her gün yaparsan ne özelliği kalır ki?
Ne zevk alırsın ki ondan?
Belli bi süre sonra tiksinip sonsuza dek yapmamak üzere yemin bile edebilirsin belki...
***
Yazı yazmak da öyle işte...
Her gün yazacak bişey bulamazsın.
Duyguların birikmesi , ruhun dolması lazım...
Hem de her gün yazarsan edebiyat gibi bi zevkin yerini memuriyet tadında bi zorunluluk hissi almış gibi olur..
''Çok uykum var ama yazımı yazmalıyım.'' diye yazılmaz bence...
Ya da ''Hiç yazasım yok ama mecbur bişeyler karalayacaz artık.'' diye kağıdın başına geçilmez...
Geçilse bile o yazıdan ne tat alır ki okuyan?
Yazan almadıktan sonra...
Hidayet Oğuzhan Sayın 10.04.2012
oggy** Salı
Arkadaşlarım bloga niye az yazıyorsun diyolar.
Benden sık sık yazmamı bekliyorlar...
Ama yazı yazmak öyle kolay bişey değil ki...
Bence mastürbasyon yapmak gibidir yazmak...
Her gün mastürbasyon yapılır mı?
Yapılmaz.
Hem biraz üretilmesi lazım, biraz dolması lazım
Hem de her gün yaparsan ne özelliği kalır ki?
Ne zevk alırsın ki ondan?
Belli bi süre sonra tiksinip sonsuza dek yapmamak üzere yemin bile edebilirsin belki...
***
Yazı yazmak da öyle işte...
Her gün yazacak bişey bulamazsın.
Duyguların birikmesi , ruhun dolması lazım...
Hem de her gün yazarsan edebiyat gibi bi zevkin yerini memuriyet tadında bi zorunluluk hissi almış gibi olur..
''Çok uykum var ama yazımı yazmalıyım.'' diye yazılmaz bence...
Ya da ''Hiç yazasım yok ama mecbur bişeyler karalayacaz artık.'' diye kağıdın başına geçilmez...
Geçilse bile o yazıdan ne tat alır ki okuyan?
Yazan almadıktan sonra...
Hidayet Oğuzhan Sayın 10.04.2012
oggy** Salı
''Anladım ki sevdiğine değil;seni sevene değer vereceksin...
'' J Cristophe
Niye böyleyim ki?
Niye birisini bi anda kalbimin orta yerine koyup dört odası da senin olsun diyebiliyorum sonra da her şey istediğim gibi gitmeyince arkasından küfürler savurabiliyorum?
Ben birini çok sevdiğimde onun da beni aynı şekilde seveceğini sanıyorum galiba...
Ona ne kadar değer verirsem onun da bana aynı şekilde karşılık vermesini bekliyorum.
Onun da benimle zaman geçirmek isteyeceğini düşünüyorum.Ben her güldüğümde onun da mutlu olmasını,onun da gülmesini bekliyorum... İki haftada her şeyi paylaşmış olmayı istiyorum.
Onsuz yapamam o da bensiz yapamaz diye düşünüyorum.
En iyi dostum diyorum eskileri bi çırpıda silerek...
Sonra bakıyorum ki o benimle ilgilenmiyo kendi kendime triplere giriyorum.Kızıyorum.Ters davranıyorum.
O da neden böyle yapıyo acaba diye düşünüyo...
Çünkü görünürde bişey yok ki...
Biliyorum aslında beni seviyo... Ama yeteri kadar
Ben sadece herkesin benim gibi olduğunu sanıyorum.Düşüncelerimi okumasını bekliyorum...
Ama napiyim hep benimle ilgilense böyle olmicak ki! :)
En garibi de şu sanırım...
Bütün bunların farkındayım... Herkesin gündüzünü gecesini beni düşünerek geçiremeyeceğini biliyorum..
Onun da benim verdiğim kadar değer vermek zorunda olmadığını biliyorum...
Ama hala bu salakça kuruntuya devam ediyorum...
Değişir miyim?
Hiç sanmıyorum...
Hidayet Oğuzhan Sayın 10.04.2012
oggy** Salı
'' J Cristophe
Niye böyleyim ki?
Niye birisini bi anda kalbimin orta yerine koyup dört odası da senin olsun diyebiliyorum sonra da her şey istediğim gibi gitmeyince arkasından küfürler savurabiliyorum?
Ben birini çok sevdiğimde onun da beni aynı şekilde seveceğini sanıyorum galiba...
Ona ne kadar değer verirsem onun da bana aynı şekilde karşılık vermesini bekliyorum.
Onun da benimle zaman geçirmek isteyeceğini düşünüyorum.Ben her güldüğümde onun da mutlu olmasını,onun da gülmesini bekliyorum... İki haftada her şeyi paylaşmış olmayı istiyorum.
Onsuz yapamam o da bensiz yapamaz diye düşünüyorum.
En iyi dostum diyorum eskileri bi çırpıda silerek...
Sonra bakıyorum ki o benimle ilgilenmiyo kendi kendime triplere giriyorum.Kızıyorum.Ters davranıyorum.
O da neden böyle yapıyo acaba diye düşünüyo...
Çünkü görünürde bişey yok ki...
Biliyorum aslında beni seviyo... Ama yeteri kadar
Ben sadece herkesin benim gibi olduğunu sanıyorum.Düşüncelerimi okumasını bekliyorum...
Ama napiyim hep benimle ilgilense böyle olmicak ki! :)
En garibi de şu sanırım...
Bütün bunların farkındayım... Herkesin gündüzünü gecesini beni düşünerek geçiremeyeceğini biliyorum..
Onun da benim verdiğim kadar değer vermek zorunda olmadığını biliyorum...
Ama hala bu salakça kuruntuya devam ediyorum...
Değişir miyim?
Hiç sanmıyorum...
Hidayet Oğuzhan Sayın 10.04.2012
oggy** Salı
2 Nisan 2012 Pazartesi
Seviyorum Seni....
Fenerbahçeli olmak;
Çubukluyu görünce gözlerinin dolmasıdır...
Bir semte aşık olmaktır...
Koskoca İstanbul'u Kadıköy'den ibaret görmektir...
Deliler gibi sevmektir...
'Senin amacın ne?' nidalarına,gülüşmelere rağmen tek aşk Fenerbahçe diyebilmektir...
Fenerbahçeli olmak;
Mabede ilk gittiğinde hüngür hüngür ağlamaktır...
Evin 100 metre ilersindeki fırıncı Trabzonlu diye marketten bayat ekmek yemektir...
Yoldan geçen çocuğun üstünde Fenerbahçe formasını görünce alnından öpüp harçlık vermektir...
Fenerbahçeli olmak;
Hüzünlü gecelerde çubukluya sarılarak uyumaktır...
Onunla dertleşmektir...
Göz yaşlarını çubukluya silmektir...
Fenerbahçeli olmak;
Bir erkeğin erkeğe aşık olmasıdır...
Aşk şarkılarını dinlerken başkanını düşünebilmektir...
Her gün babasına onu Fenerbahçeli yetiştirdiği için şükretmektir...
Fenerbahçeli olmak;
Antalya'dan İstanbul'a maça kaçmaktır...
Yeryüzündeki tek taraflı en büyük aşktır o...
Fenerbahçeli olmak;
İnatçı olmaktır...
Dimdik durmaktır...
Mahalle maçında 'Siz hepiniz ben tek' diyen çocuk olmaktır...
Fenerbahçeli olmak zor zanaattır...
Fenerbahçe büyüklüğü;ne kupa büyüklüğü,ne şampiyonluk büyüklüğüdür...''O''nun büyüklüğü başka bir büyüklüktür işte...
Adı konamaz...
Hidayet Oğuzhan Sayın 02.04.2012
oggy** Pazartesi
oggy** Pazartesi
1 Nisan 2012 Pazar
YEDİN BENİ YGS
(Erdal Demirkıran'a sevgilerimle...)
Yazdan beri çalışıyorum.Aslında çalıştığım da tam olarak söylenmez belki ama en azından bu sınavı bekliyorum...Çevrem,ailem herkes gözümün içine bakıyo..Bi dediğim iki olmuyo..
Hep sevdiğim yemekler yapılıyo,sofralarda bi kuş sütü eksik oluyo.Herkes bana dua ediyo benim için hatim bile indirdiler lan.Son bi haftamın böyle geçmesi benim çok hoşuma gitti tabii.Taa ki sınav günü gelene kadar..
Sabah kendim uyandım.Aslında uyuyabildiğim de pek söylenemez.Yoo öyle sınav heyecanından falan uyuyamadığımı sanma.Yatakta bi sağa bi sola dönüp hayaller kurdum sadece...
Gitsem şu ''A''sına ''Q''duğumun şehrine...
Ne güzel olucak...
Bu hayallerin en eğlenceli kısmı da mabed bölümü part 1 :)
Belki 5 milyon kez hayal etmişimdir en ince ayrıntısına kadar..
Türk Telekom Tribünü Okul Açık F blok..Önümde bi kız atksıını düşürüyo ben de centilmen bi erkek olarak alıp veriyorum tabii :) alırken atkının üstündeki yazı dikkatimi çekiyo ''İstanbul Üniversitesi Fenerbahçeliler Derneği''
Aaa aynı üniversitedeymişiz
Hangi bölümdesin?
Kaçıncı sınıfsın?
Yurtta mı kalıyosun?
Nerelisin?
Haha ayy evet bende çok seviyorum onu :)
Aynen canım yaa
Bende ya ne tesadüf dimi...
Benim bi totemim var.Maçtan sonra yanımda kim olursa ona hep kahve ısmarlarım.
Tamam gel şurda içelim.
Tamam o zaman yarın görüşürüz telefon numaranı aldım ya nasıl olsa ararım ben seni yarın...
Böyle güzel hayallerden sonra umutlu bir '1 Nisan' sabahına uynamıştım.
Heyecanlı mıydım ? Hiç değildim.
Sıradan bi kahvaltının ardından yola çıktık..Arabaya bindik.Artık geri dönüşü olmayan bi yola girmiştim.
Arabada giderken bi dakka yaa dedim.'Ben sınava gidiyorummm'
Bu farkedişin ardından zaman benim için iki kat hızlı akmaya başladı.
Ne kadar çabuk geldik anlamıyorum..Ayrıca bu karnımdaki ne? Bi hoplaşma bi oynaşma...
Ayy çişim de geldi..Bu genelde derbilerden önce olan fizyolojik bi durumdu..Ama şimdi bunun olması hiç normal değil.
Heyecanlanıyo muyum lan ben?
Yok canım hiç de bile.Ben mi peh...
Orada biricik dostum Mücahit'i gördüm.Ailemle vedalaşıp kapıya doğru kol kola hareketlendik.Bi dakka yaa sanki yukardan bişey baskı yapıyo.Sanki omuzlarımda tonlarca yük var.Atmosfer basıncı bu kadar güçlü müydü yaa...
Kapıdan geçince yutkundum.Mücahit'e baktım.Artık onunla da ayrılma vakti gelmişti.Yüzüne bakıp sadece 'Allah yardımcın olsun.' diyebildim.
Merdivenlerden sınıfıma çıkarken nirvanaya ulaştığımı hissediyordum sanki...
Allah'ım ben nerdeyim?
Burası neresei?
Niye burdayım?...
Sınav salonumu bulmam zor olmadı.1. sınıfta oturduğuma benzer bi sıraya oturdum.Göz ucuyla da 'sınıfta güzel kız var mı lan acaba?' diye süzmekten de geri durmadım.Olm Oğuzhan az değilsin lan sen..
Kitapçıklar ve kalemler dağıtıldı..
Derken saat 10.00
Şekerimi ağzıma atıp okunmuş suyumu içtikten sonra kendinden emin bi tavırla sınava başladım.
1,2,3,4,5,6,7,8....
Bize rehber öğretmenimiz 'Zor sorular başa denkgelebilir heyecan yapmayın,illa ki kolay sorular çıkacaktır.'demişti.
Yapıyorum yapıyorum ulan bu soruların hepsi zor!
20. soruya geldiğimde kırk dakika geçmişti.30.soruda elli beş dakika...Ve ben Türkçe'yi toplam yetmiş dakikada bitirdim.
Hemen panikle sosyale geçtim onu da bitirdiğimde matematiğe 1 saatim kalmıştı..
Matematiğe başladım.. 20. soruda kafamı kaldırdığımda 10 dakika vardı..
Gözümün önüne yatarken kurduğum hayaller geldi..
Mabed...Üniversite...O kız...
Oysa daha çıkmaya başlamamıştık bile...
Şimdi o hayal benim için sadece hayal olarak kalacaktı.Birkaç tane de fen sorusu işaretledikten sonra sınavın bitmesini bekledim.Bitince de direk çıktım.
Olmadı dedim kendi kendime...
Hayallerimin,umutlarımın,geleceğimin göz göre göre ellerimin arasından kaymasına engel olamamıştım...
Sesli seli 'Yedin beni YGS' dedim kendi kendime.
Sonra okulun önündeki Atatürk büstünü gördüm...
Beni mabedimden,başkanımdan,hayallerimden,daha adını bile bilmediğim ama her gece uyumadan önce düşündüğüm sevgilimden iki kıçıkırık soru mu ayıracak?
Ben ki dört bir yanı düşmanla çevriliyken yılmamış M.Kemal'in evladıyım.Şimdi pes etmek olur mu?
Bekle beni mabedim.Bekle beni büyük başkanım.Bekle beni isimsiz aşkım.
Geliyorum.
Sana da bi çift sözüm var YGS...
Unutma maç 90 dakika.
Seneye görüşürüz !
Hidayet Oğuzhan Sayın 01.04.2012
oggy** Pazar
(Erdal Demirkıran'a sevgilerimle...)
Yazdan beri çalışıyorum.Aslında çalıştığım da tam olarak söylenmez belki ama en azından bu sınavı bekliyorum...Çevrem,ailem herkes gözümün içine bakıyo..Bi dediğim iki olmuyo..
Hep sevdiğim yemekler yapılıyo,sofralarda bi kuş sütü eksik oluyo.Herkes bana dua ediyo benim için hatim bile indirdiler lan.Son bi haftamın böyle geçmesi benim çok hoşuma gitti tabii.Taa ki sınav günü gelene kadar..
Sabah kendim uyandım.Aslında uyuyabildiğim de pek söylenemez.Yoo öyle sınav heyecanından falan uyuyamadığımı sanma.Yatakta bi sağa bi sola dönüp hayaller kurdum sadece...
Gitsem şu ''A''sına ''Q''duğumun şehrine...
Ne güzel olucak...
Bu hayallerin en eğlenceli kısmı da mabed bölümü part 1 :)
Belki 5 milyon kez hayal etmişimdir en ince ayrıntısına kadar..
Türk Telekom Tribünü Okul Açık F blok..Önümde bi kız atksıını düşürüyo ben de centilmen bi erkek olarak alıp veriyorum tabii :) alırken atkının üstündeki yazı dikkatimi çekiyo ''İstanbul Üniversitesi Fenerbahçeliler Derneği''
Aaa aynı üniversitedeymişiz
Hangi bölümdesin?
Kaçıncı sınıfsın?
Yurtta mı kalıyosun?
Nerelisin?
Haha ayy evet bende çok seviyorum onu :)
Aynen canım yaa
Bende ya ne tesadüf dimi...
Benim bi totemim var.Maçtan sonra yanımda kim olursa ona hep kahve ısmarlarım.
Tamam gel şurda içelim.
Tamam o zaman yarın görüşürüz telefon numaranı aldım ya nasıl olsa ararım ben seni yarın...
Böyle güzel hayallerden sonra umutlu bir '1 Nisan' sabahına uynamıştım.
Heyecanlı mıydım ? Hiç değildim.
Sıradan bi kahvaltının ardından yola çıktık..Arabaya bindik.Artık geri dönüşü olmayan bi yola girmiştim.
Arabada giderken bi dakka yaa dedim.'Ben sınava gidiyorummm'
Bu farkedişin ardından zaman benim için iki kat hızlı akmaya başladı.
Ne kadar çabuk geldik anlamıyorum..Ayrıca bu karnımdaki ne? Bi hoplaşma bi oynaşma...
Ayy çişim de geldi..Bu genelde derbilerden önce olan fizyolojik bi durumdu..Ama şimdi bunun olması hiç normal değil.
Heyecanlanıyo muyum lan ben?
Yok canım hiç de bile.Ben mi peh...
Orada biricik dostum Mücahit'i gördüm.Ailemle vedalaşıp kapıya doğru kol kola hareketlendik.Bi dakka yaa sanki yukardan bişey baskı yapıyo.Sanki omuzlarımda tonlarca yük var.Atmosfer basıncı bu kadar güçlü müydü yaa...
Kapıdan geçince yutkundum.Mücahit'e baktım.Artık onunla da ayrılma vakti gelmişti.Yüzüne bakıp sadece 'Allah yardımcın olsun.' diyebildim.
Merdivenlerden sınıfıma çıkarken nirvanaya ulaştığımı hissediyordum sanki...
Allah'ım ben nerdeyim?
Burası neresei?
Niye burdayım?...
Sınav salonumu bulmam zor olmadı.1. sınıfta oturduğuma benzer bi sıraya oturdum.Göz ucuyla da 'sınıfta güzel kız var mı lan acaba?' diye süzmekten de geri durmadım.Olm Oğuzhan az değilsin lan sen..
Kitapçıklar ve kalemler dağıtıldı..
Derken saat 10.00
Şekerimi ağzıma atıp okunmuş suyumu içtikten sonra kendinden emin bi tavırla sınava başladım.
1,2,3,4,5,6,7,8....
Bize rehber öğretmenimiz 'Zor sorular başa denkgelebilir heyecan yapmayın,illa ki kolay sorular çıkacaktır.'demişti.
Yapıyorum yapıyorum ulan bu soruların hepsi zor!
20. soruya geldiğimde kırk dakika geçmişti.30.soruda elli beş dakika...Ve ben Türkçe'yi toplam yetmiş dakikada bitirdim.
Hemen panikle sosyale geçtim onu da bitirdiğimde matematiğe 1 saatim kalmıştı..
Matematiğe başladım.. 20. soruda kafamı kaldırdığımda 10 dakika vardı..
Gözümün önüne yatarken kurduğum hayaller geldi..
Mabed...Üniversite...O kız...
Oysa daha çıkmaya başlamamıştık bile...
Şimdi o hayal benim için sadece hayal olarak kalacaktı.Birkaç tane de fen sorusu işaretledikten sonra sınavın bitmesini bekledim.Bitince de direk çıktım.
Olmadı dedim kendi kendime...
Hayallerimin,umutlarımın,geleceğimin göz göre göre ellerimin arasından kaymasına engel olamamıştım...
Sesli seli 'Yedin beni YGS' dedim kendi kendime.
Sonra okulun önündeki Atatürk büstünü gördüm...
Beni mabedimden,başkanımdan,hayallerimden,daha adını bile bilmediğim ama her gece uyumadan önce düşündüğüm sevgilimden iki kıçıkırık soru mu ayıracak?
Ben ki dört bir yanı düşmanla çevriliyken yılmamış M.Kemal'in evladıyım.Şimdi pes etmek olur mu?
Bekle beni mabedim.Bekle beni büyük başkanım.Bekle beni isimsiz aşkım.
Geliyorum.
Sana da bi çift sözüm var YGS...
Unutma maç 90 dakika.
Seneye görüşürüz !
Hidayet Oğuzhan Sayın 01.04.2012
oggy** Pazar
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
