İstediğimiz şeylerden vazgeçmemiz çok zor...
Ama ne onurlu bir davranıs değil mi?
Düşünsenize...
İstiyorsunuz
Her şeyden çok
Annenin çocuğuna olan sevgisi kadar çok
Ve insanın oksijene olan ihtiyacı kadar muhtaç hissediyosunuz
Ama farkındasınız işte
Olmaz...
Olmamalı...
Ve olmayacak
Yine de denemek istiyosunuz belki son bir şans son bir umut...
Niye?
Çünkü bugüne kadar izlediğimiz tüm filmlerde,okuduğumuz tüm kitaplarda hep böyle olmustur...
Son saniye basketi,son dakika golü,son anda alevlerin içinden çıkma,uçağın kalkmasına saniyeler kala havaalanındaki öpücük...
Ama hayat bu kadar toz pembe değil...
Ve tüm duygular sonunda varacağı yere varmıyor.
İşte burda beynimiz devreye giriyo
Girmeli...
Aptalca duygular mı yoksa mantıklı doğrular mı sorusunun cevabı ''mantıklı doğrular'' olmalı bence...
Evet çok can yakıcı
Evet aylarca ağlanılacak kadar ağır bile olabilir
Ama doğru olan bu.
Kabullenmek istemesek hatta bunu kendimize bile itiraf etmeye çekinsek de...
Hepimiz en az bir kez burnumuzun dikine gidip yanlış olduğunu bildiğimiz halde duygularımızın sesini dinlemişizdir.
Sonuçta mutlu olan var mı?
Ben öyle birisini tanımıyorum
Her seferinde geri dönüşü olmayan hatalar,ben nerde hata yaptımlar,derin yaralar,göz yaşları...
Yani her ne kadar duygularımız bize dünyayı yaşanır kılan nimetler olsa da onların arkasından burnunun dikine gitmek de dünyayı cehennem ediyo...
O yüzden de alacağımız her kararı yapacağımız her hareketi hatta kuracağımız her hayali dahi mantık süzgecinden geçirip düşünmemiz gerekiyo...
Hisler,duygular mı?
Evet onlar çok önemli...
Ama eğer aptalcaysa canı cehenneme...
Hidayet Oğuzhan Sayın
07.09.2012
Cuma
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder